4 Aralık 2013 Çarşamba

İLK BULUŞMALAR VE TİPLER

O kadar çok ilk buluşma yaşadım ki, artık hatırlamıyorum bile insanları. Her biri farklı karakterde, her biri farklı tipte birbirinden saçma insanlar. Kimisinden hoşlandım onlar benden hoşlanmadı. Kiminin yanından annem arıyor gibi saçma sapan yalanlar uydurarak kaçtım, kiminde bayılma numarası yaptım!

Bu buluşmalarda karşılaştığım tiplerden bazılarını sizlerle de paylaşmak istedim. Eminim bu tipler her yerde ve sizinde karşınıza çıkıyor.





SÜREKLİ KENDİNDEN BAHSEDENLER

Buluştuğunuzdan ayrılana kadar sürekli kendilerini anlatırlar. Hatta biraz daha ileriye gidip annesinden teyzesinden hatta onların komşularından bile bahsederler. Arada bir durup "sen neden hiç konuşmuyorsun" derler ama ağzını açar açmaz lafınızı kesip yine kız kardeşinin üniversitedeki sevgilisini anlatmaya devam ederler.

Son yaşadığım buluşmalardan birinde adam karşıdan gelirken kaçıp gitmek istedim. Boyu benden bile kısaydı. Şekilcilik yapmak istemem ama zaten ben 170 olduğum için daha kısasını mümkünse üretmesinler.

Cihangir'in zengin kafelerinden birine oturduk ve bu kendine bir tost söyledi. Menüden fiyatına baktım karşısında 18 tl yazıyordu. Bu bir şaka olmalı diyorum sürekli, bir tosta 18 lira veren bir keriz var şuan karşımda. Zaten hep söylerim zenginler aptal olurlar diye. Ben sadece kahve söyledim.

Son zamanlarda nedense kahve içiyorum sürekli, tek içimlik bütün çeşitleri denedim neredeyse. Fındıklı çikolatalı, action  falan filan.

Nerden konu açıldı bilmiyorum ama adam yemek blogu yazıyormuş, yurtdışında eğitim almış, bir sürü takipçisi varmış, instagram hesabı yemek hesabına dönmüş, kişisel bir hesap açması gerekiyormuş. Ataşehir'deki kocaman evinden Nişantaşı'nda ki küçük bir eve geçmek onun için çok zor olmuş. Annesi ve teyzesi tablet savaşı yapmışlar. Üç tane evleri varmış. Bütün her yerden davetiye geliyormuş, işi çok mükemmelmiş, yazarken şiştim valla. Bir de iki saat bunları dinlediğinizi düşünün. İyi dayanmışım şimdi farkediyorum da.

Kalkalım mı artık demesem daha anlatacak. Kalktık, otobüse kadar anlatmaya devam etti. Teşekkür ederim dedim, onu sonsuza kadar arkamda bıraktığımı düşünerek otobüse bindim. Hareket edeli bir dakika bile olmamıştı ki telefonuma bir mesaj geldi. "El sallayaydın iyiydi"

Cevap vermedim. Vermeyeceğim de.

1 yorum:

  1. bu güne kadar bir beraberlik buluşmasına gitmedim. sadece internet üzerinden tanışıp da buluştuğum iki kişi ile dostluğum da hala devam etmekte.

    ama bende çok konuşan tiplerdenimdir. kendimi anlatır dururum. sebebi var aslında bunun. soru sorulduğunda apışım kalırım korkusu. o yüzden susarsam panik yaparım karıştırırım endişesiyle bir başlıyorsun anlatmaya nerden çıktığın belli olmuyor :D

    bu kapsamda düşünüldüğünde çok da kötü bir şey değil konuşan biriyle vakit geçirmek. "adam paniklemiş yahu rahatlatmak lazım bunu " düşüncesi kafi gelir.

    bir istisnası var bu işin narsisim sınırlarında gezen benlik delisi kişilik bozukluğuna sahip olanları iyi ayırmak gerekiyor.

    YanıtlaSil